Yeni hayat: Biz evde yokuz

Kategori: Gezelim - 1.515 kere okundu.Yorum Yazın
Yeni hayat: Biz evde yokuz

İki gencecik insan Duygu ve Bilgehan. Kariyerlerine sırtını dönüp maceranın kollarına atıldılar. Bir site kurdular, adı bizevdeyokuz.com. Her şeyi deniyorlar, paraşütle atlıyor, bir simitçiyi Ferrari’ye bindirip mutlu ediyor, fillerin sırtında seyahat ediyorlar. Şimdi bir çobanla sürü güdecekler, akrobasi uçağıyla göklerde bin takla atacaklar. Bu hayat dersi diğerlerinden daha eğlenceli.

Duygu 1983 doğumlu bir dislektik. Kendine böyle diyor: “Hâlâ sağı solu iki kere düşünmeden ayırt edemem, arada d ve b’leri de karıştırırım…” Bilgehan’a soruyorum, peki sen kimsin, “1982 doğumluyum, tantuni düşkünüyüm…” Çok matrak tipler. İkisi de işletme okumuş ve sonra kültür-sanat işlerine bulaşmışlar. İkisi de hayatları boyunca doğa sporlarına heves etmişler, fırsat buldukça yapmışlar. Bilgehan’ın küçüklüğü bisiklet üzerinde geçmiş, büyüyünce de ayrılmamış bisikletinden. Duygu, üniversitede 180 saatlik dağcılık eğitimi almış, dans etmiş. Paralel hayatları, kıpır kıpır ruhları onların yolunu bir yerde birleştirmiş.

ha1

Bilgehan, yakın zamana kadar kurumsal bir şirkette kültürel pazarlama müdürü olarak çalışıyor. Müzik, film-TV, sanat, tasarım alanlarında markanın yatırımlarını yönetiyor. Duygu da serbest olarak kültür-sanat projelerinde yer alıyor. Ama akılları hep başka yerde. Macerada, adrenalinde… Bir es vermek istiyorlar, ideallerini daha fazla bekletmek istemiyorlar. Buna imkân tanıyacak bir hayat kurgusunun peşine düşüyorlar. Bir yandan da gençler, ev, aile, finansman gibi konularda herhangi bir hazırlıkları yok. Ama yine o gençliğin cesaretiyle “Hiçbir zaman her şey mükemmel ve hazır olmayacak” diyorlar. Denize girmeden yüzme öğrenilmez misali kıyıda yalancı kulaçlar atacaklarına, kendilerini denize vuruyor, kervanı yolda düzmeye karar veriyorlar. Dört aydır debeleniyorlar ama işte kilit kelime: Mutlular… bizevdeyokuz.com, işte bu sürecin eseri. Duygu ve Bilgehan, “Hayatta deneyimlemek, keşfetmek istediğimiz çok fazla şeyler var: Bambaşka hayat tarzları, adrenalinli aktiviteler, binbir çeşit spor, aynı hayat görüşü ve zevklerdeki insanları bir araya getiren etkinlikler, keşifler… Daha neler, neler” diyorlar heyecanla.

YA TUTTURURSAK!

ha2

“Yelpazemize, insanın hayatını renklendiren, aktif yaşamı teşvik eden ve konfor alanını esnetebilecek her şey giriyor.”


Ben “Cesaret güzel şey” diye mırıldanırken, gayet net bir ses tonuyla, “İdeal şartların bir araya gelmesini beklemekten sıkılmıştık. Aslında dürüst olmak gerekirse kendimizden bıkmıştık. Doğru şartları oluşturmak, gözümüz köklü bir hayat değişikliğini yemediği için hepimizin sığındığı klasik bahane. İşin doğrusu şu, her şeyin yolunda ve toz pembe olduğu bir düzen yok zaten. Finansal, ailevi, duygusal sorumlulukların buharlaşıp gittiği, siz onu terk etseniz dahi sadık sadık seni bekleyecek bir kariyer planı var mı? Yok, oldurabilenler de çok ileri ki yaşlarda çözebiliyorlar bu uygun şartlar denklemini. Zamansa ellerimizden akıp gidiyor. Yaşamak istediklerimizin peşinden gitmemiz lazımdı. Yüzümüzün kara çıkması da bir ihtimal. Hiç istemesek de belki tıpış tıpış o özgürleşmeye çalıştığımız düzene geri dönmemiz gerekebilir ama denemeden bilemeyiz. Ya gerekmezse? Ya yeni bir kurgunun dikişini tutturursak? Sadece bir ihtimal olması bile o riski alınmaya değer kılıyor bizim için” diyerek beni heyecanlandırıyorlar. Ben de yapabilir miyim acaba? Önce ne istediğime karar vermek zorundayım sanırım.


Fatih Çalışır

Bu bölüm her yazarın profil sayfasında bulunan biyografik bilgi bölümünden değiştirilebilir.
Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!